JW subtitle extractor

Gözcü Kulesi Dergisinden Dersler: Bölünmüş Bir Dünyada Tarafsızlığınızı Koruyun

Video Other languages Share text Share link Show times

Bir ekonomi profesörü olarak gündemi takip etmeliyim.
Bir Hıristiyan olarak da bunu yapmalıyım;
tüm kardeşler gibi.
Siyasi açıdan tarafsız kalmak hiç kolay değil.
Çünkü etrafımızda olup bitenlerin farkındayız.
Küçüklüğümden beri futbolu çok severim.
Yoksul bir mahallede büyüdüm.
Tek eğlencemiz futboldu.
Sürekli takip ettiğim bir gazeteci vardı.
Tüm partilerin hem iyi hem kötü yönlerine değinirdi.
Ama bir seferinde bir partiyi eleştirip sadece kötü yönlerinden bahsetti.
Bu pek hoşuma gitmedi.
Şehir merkezinde en büyük protestoların yapıldığı yerde oturuyorum.
Burada insanlar siyasete çok meraklı, görüşlerine çok bağlılar.
Tabii tarafsız kalmamız gerektiğini biliyordum,
ama içten içe protestoları destekliyordum.
Öyle hop oturup hop kalkmıyordum ya da sevinç çığlıkları atmıyordum,
ama içimden ‘Hadi bu maç bizim’ diyordum.
Bu bir tutkuydu.
Taraftarlar, takımımın kazandığı maçlar ve bunun verdiği gurur.
‘Yehova’nın benzeri olarak yaratıldım, O adil bir Tanrı’
diyerek kendimi haklı görüyordum.
Böyle hissetmemin sebebi içimdeki adalet duygusuydu.
Tarafsızlığın davranışlarla gösterildiğini düşünüyordum,
duygularla değil.
Nisan 2016 Gözcü Kulesi’nde tarafsızlık hakkında ilginç bir makale vardı.
Tarafsızlık kendini başkalarından üstün görmemektir.
Çünkü Tanrı açısından bütün insanlar eşittir.
Makaleyi inceleyince tarafsız olmadığımı
ve değişiklikler yapmam gerektiğini fark ettim.
Tekrar okudum.
Yehova’ya dua edip
‘Makale aracılığıyla sanki benimle konuşuyorsun’ dedim.
Dergi beni derinden etkiledi.
O akşam makaleyi en az üç kez okumuşumdur.
Çok şaşırmıştım.
Düşünce tarzımın Tanrı’nın istediğinden çok uzak olduğunu fark ettim.
Makalede bahsedilen ikinci durum haberler ve medyayla ilgiliydi.
Siyasi gündemi takip etme konusunda
kendimize bir sınır koymamız tavsiye ediliyordu.
Şu cümle de beni çok etkiledi:
“Protestocuların yürüyüşlerine katılmıyor olsak da
fikirlerine katılıyor olabilir miyiz?”
Evet doğru, fikirlerine katılıyordum.
Makaledeki birkaç cümle tam benim için yazılmıştı.
O kadar çok haber seyretmeyi bırakınca, ki bırakmalıydım,
iş arkadaşlarımla konuşurken özdenetim göstermem kolaylaştı.
Biri bir haberden bahsedince yorum yapamıyordum,
çünkü o haberi duymamış oluyordum.
Bir bilgim yoktu.
Bir iş arkadaşım ‘Duydun mu?
Şu kişi şunu demiş, bu kişi bunu demiş’ deyince,
‘Yok duymadım’ diyordum ve konu kapanıyordu.
Makaledeki Romalılar 10:12 ayeti
‘Yehova’nın hepimizin Rabbi olduğunu,
Yahudi ve Yunanlı arasında ayrım olmadığını’ söylüyor.
Yehova için ülkemin kaç şampiyonluk,
kaç Dünya Kupası kazandığı önemli değil.
Yehova’nın gözünde bütün insanlar eşittir.
Bir kâğıda, basit bir kâğıt parçasına,
makalede bahsedilen dört noktayı yazdım.
Bunlar tarafsızlığımızı korumamıza yardım edecek noktalardı.
Bu kâğıdı cüzdanımda taşıyorum,
böylece işteyken istediğimde okuyabiliyorum.
Maç seyretmeyi seviyorum, çok eğlenceli.
Hâlâ televizyonda maç izliyorum
ve Beytel’de arkadaşlarımla futbol oynuyorum.
Ama değişmek için çaba harcıyorum.
Yavaş yavaş futbolla ilgili tutumum daha dengeli hale geldi.
Bu sayede gururun ve milliyetçiliğin
beni etkilemesini engelleyebiliyorum.
Bu makale bana siyasi konularda
yorum yapmamam gerektiğini öğretti.
Tarafsızlık içimden gelmeli.
Krallığın en iyi çözüm olduğuna
ve hiçbir yönetimin onunla boy ölçüşemeyeceğine ikna olursam,
doğal olarak tarafsız olurum.
Yine de tedbiri elden bırakmamalıyım.
Gözcü Kulesi’ni incelemeyi seviyorum;
özellikle de hayatımda uygulayabileceğim noktaları.
Bu sayede Kutsal Kitap eksiklerimi gösteren bir ayna gibi oluyor.
Makaledeki öğütleri uygulayıp gerekli değişiklikleri yaptığımdan,
insanlığın sorunları için tek çözümün Krallık olduğunu,
başkalarına güvenle söyleyebiliyorum.